Ryan'ı Kurtarmasak?

13 Ağustos 2016 / Dr. Engin Baran

Fotoğraf: wallpaperscraft.com/

Bize arabayı yana çekmemizi işaret ettiler, sonra da bu adamlar çıkageldi, yani öyle ışıkları, sirenleri filan yoktu, sadece bir polis kimliği, o kadar...Bize taksiyi kenara çektirdiler, silahlarını çektiler, yanımdaki yüzücülere yere yatmalarını söylediler, onlar da boylu boyunca uzandı. Ben itiraz ettim, sonuçta yanlış bir şey yapmadığım için korkacak bir durum olmadığını düşünüyordum, o yüzden yatmamaya karar verdim. Bunun üzerine adamlardan biri tabancasını çekti, horozunu kaldırıp alnıma dayadı ve bana ''Yere yat'' dedi, Eh ben de ellerimi havaya kaldırdım, içimden ''Tamam'' dedim. Adam hepimizin parasını, benim cüzdanımı aldı, cep telefonumla kimliklerimi bıraktı.

 

Rio Olimpiyatları’nın belki de en çok konuşulan hikayesini, 12 altın madalyalı yüzücü Ryan Lochte NBC’ye böyle anlattı.

 

Aslında herşey klişelere uygundu. Böyle şeyler Brezilya’da sık sık oluyordu. Herkes kahraman Ryan ve arkadaşlarına çok üzüldü. Kamptaki sporcular benzer olaylara karşı uyarıldı. Rio’nun güvensiz imajı bir kez daha onaylandı.

 

Ama iş burada bitmedi. Brezilya’lı otoriteler olayın üzerine gitti. Lochte ve arkadaşlarının o akşam olaydan sonra olimpiyat kampına güle eğlene girerken, güvenlik kamerası tarafından çekilen videosu ortaya çıktı. Lochte çoktan ülkesine dönmüştü ama Brezilyalı hakim, olay mekanında bulunan iki sporcunun pasaportlarına el koydu ve sorguladı.

 

Sonuçta, gerçek ortaya çıktı. Sporcular o akşam eğlenceden sonra bir akaryakıt istasyonunda tuvaletin kapısına zarar vermişlerdi. Olay büyüyünce, istasyonun müdürü de polis çağırmıştı. Taksi sıkıştırılmamış, kimsenin başına silah dayanmamış, kimse soyulmamıştı. Sadece kırılan bir tuvalet kapısı için sporcular istasyona para ödemek zorunda kalmıştı. Olayın başladığı Pazar sabahından beş gün sonra, Lochte tüm gerçeği itiraf etti.

 

Olimpiyatlar ilk bakışta sadece sportif karşılaşmalar olarak görülebilir. Ancak bu oyunların ruhu, bedensel gücün ahlaksal erdemlerle dengesi üzerine kurulmuştur.

 

Bu yüzden, Rio’da disk atmada gümüş madalya alan ve 3 yaşındaki bir çocuğun ameliyat parasına destek olmak için madalyasını açık artırmaya çıkaran Piotr Malachowski, bu ruhun gerçek taşıyıcısıdır.

 

Antik olimpiyatların düzenlendiği ilk günden modern olimpiyatların sonuncusuna kadar bu dengeyi kuramayan, kuralları ihlal eden, rakiplerine rüşvet veren, hile yapan, yalan söyleyen sayısız örnek var.

 

Bu sporcularla ilgili olarak elimizde antik dönemden kalan oldukça detaylı bir liste var. Çünkü, antik oyunlarda Olimpia kentinin stadyumuna giden yolun üzerindeki Zeus heykellerinin hepsi çeşitli sebeplerden dolayı sporculara verilen cezalarla finanse edilmiş. Yol üzerinde bir zamanlar var olan yüzlerce heykelin altına da bu cezayı ödeyen sporcunun adı kazınmış. Örneğin, bu şekilde dikilen ilk altı heykel 98. Antik dönem olimpiyatlarında Teselya’lı boksör Eupolos tarafından yaptırılmış. Suçu rakiplerine yenilmeleri için rüşvet vermekmiş.

 

İşin ilginç yanı, bundan tam 1923 yıl önce yine bir Ağustos ayında, Ryan Lochte’nin olayına benzeyen bir olay yaşanmış. İskenderiye’li bir atlet yarışlara geç kalınca, hakemlere hava koşulları yüzünden geciktiğini söylemiş. Aynı şehirden bir başka yarışmacının onu İyonya’da şans oyunlarında gördüğünü söylemesi üzerine yarışmalardan men edilip, para cezasına çarptırılmış.

 

Eğer antik olimpiyatlardan modern oyunlara geçişte sporculuk ruhundan bir parçayı koruyabildiysek, Ryan Lochte’nin sporculuğunu ve ödülünü de sorgulamamız şart.

 

Umalım ki, bu kez birileri Ryan’ı kurtarmasın...